20 Mart 2013 Çarşamba

Asahi Shimbun: Türkiye Depreminde Hayatini Kaybeden Miyazaki Unutulmuyor

Yayın Organı : Asahi Shimbun
Yayın Tarihi : 17 Mart 2013 
Kayıt Tarihi : 17 Mart 2013
Ülke  : Japonya 
Çeviri Yeri : Ankara
Çeviri Şekli : Geniş Özet 
Detay  : Günlük Gazetenin İnternet Sayfası

     Türkiye’nin doğusundaki Van’da 2011 yılının Kasım ayında meydana gelen depremde hayatını kaybeden yardım ve kurtarma teşkilatının çalışanı Atsushi Miyazaki’yi unutmamak adına Türkiye’nin Zonguldak ilinin Kozlu ilçesinde yapılan parka, Miyazaki’nin büstü dikildi. Parka Miyazaki Parkı adı verilirken, parkın açılış törenine Atsuhi’nin annesi Keiko Miyazki'nin de katılması bekleniyor.

    Miyazaki uluslararası yardım çalışmalarına ilgiliydi ve bu çalışmalarda birçok kez görev aldı. 23 Ekim 2011’de meydana gelen deprem sonrası bölgede ilaç dağıtarak depremzedelere destek oluyordu. 9 Kasım günü meydana gelen artçı depremde, kaldığı otel yıkıldı. Enkazdan çıkarılabilen Miyazaki, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti.

     Kozlu Belediye Başkanı Ali Bektaş, Miyazaki’nin aktivitelerinden etkilenmesi üzerine büstünün dikilmesine karar verdiğini açıkladı. Kozlu, deprem olan yerden uzakta fakat yetkililere göre daha önceden kömür madeninde çalışan Belediye Başkanı, meydana gelen bir kazada çalışma arkadaşını kaybetmişti. Miyazaki’ye karşı ilgisinin sebebinin de bu durum olduğu anlaşılıyor.

     Belediye Başkanı, Fukuoka’da yaşayan Türk Murat Enşici aracılığıyla Oita’ya bir ziyaret gerçekleştirerek, Keiko Miyazaki’ye davetiyeyi eliyle iletti. Keiko,”İlk defa Türkiye’den birileri buralara kadar geliyor. Büstünün dikilmesi ile anısının gelecek nesillere aktarılacak olmasından Astushi’nin de mutluluk duyacağını düşünüyorum.” dedi.

AFP: Türkiye Silahlanma Pazarinda Atağa Geçti

Yayın Organı : AFP
Yayın Tarihi : 16 Mart 2013 
Kayıt Tarihi : 16 Mart 2013
Ülke  : Fransa 
Çıkış  : Ankara
Çeviri Yeri : Ankara 
Çeviri Şekli : Geniş Özet

     Bir saldırı tankı, bir helikopter şimdi de bir insansız hava aracı... Krizin Avrupa askerî bütçesini daralttığı bir zamanda Türkiye, teknolojik bağımsızlığını göstermek arzusuyla ve ihracat pazarında kendisine bir yer edinmek amacıyla silah endüstrisini güçlendirme kararı aldı.

     Hükûmet o kadar gurur duyuyor ki artık kapılarını en saygın misafirlerine açıyor. Geçen hafta Ürdün Kralı Abdullah, bizzat Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile birlikte Ankara'daki Türkiye Havacılık ve Uzay Sanayi A.Ş. (TUSAŞ) tesislerini ziyaret etme onuruna erişti.

     İki yönetici, üzerlerinde pilot ceketleriyle Türkiye’nin (Made in Turkey) son ürünlerini gözden geçirdi: Türkiye'nin -geliştirmekte sayılı ülkelerden biri olmakla- övündüğü insansız bir gözetim hava aracı ve bir saldırı helikopteri...

     Bu yenilikçi iki ürün, bölgesel güçler arasında yer alma iddiasında olan İslamcı-muhafazakâr Ankara hükûmeti tarafından 10 yıl önce belirlenen bir stratejinin göstergesi.

     Savunma Sanayi Müsteşarı Murad Bayar, "Lisans sağlanması veya teknoloji transferi çerçevesinde önceden bazı projeler geliştiriyorduk. Ancak son 10 yılda kendi teknolojimizi geliştirmeyi denedik. (…) İthal edilen bir teknoloji ve malzemelerle bölgede rol oynayamayız.” dedi.

     Dolayısıyla öncelik askerî araştırmalara verildi ve sadece 2012 yılı için 700 milyon dolar ayrıldı. Bu kaynak, TUSAŞ, ROKETSAN ve ASELSAN gibi gruplara katkıda bulundu ama özellikle yüzlerce küçük ve orta ölçekli şirket ağının açılmasını sağladı.

     Gecikmeyi telafi etmek için Türkiye, NATO üyeliği sıfatından da yararlanarak Batılı devlerle projelerin sayısını artırdı.  Bu aynı zamanda teknoloji ve teknik bilgi transferi anlamına geliyor.

    Türkiye’nin insansız hava aracı "Anka" İsrail teknolojisi kaynaklı bir ürün. Bunun yanı sıra yeni tank  "Altay" ise Güney Koreli Hyundai Rotem ile yaptığı projesinin bir meyvesi ve T-129 "Atak" helikopteri ise İngiliz-İtalyan AgustaWestland modelinin bir türevi.

     Bugün Türk askerî sanayisi, cüretkâr bir gelişim gösteriyor. Geçen yıl cirosu 4,3 milyar dolara, toplam ihracatı ise bir yılda yüzde 35 artarak 1,3 milyar dolara ulaştı.

     Türkiye, etkili ürünleriyle ve Batı’ya oranla daha uygun bir pazar olmasıyla, ihracatta puan kazanıyor.

     Birleşik Arap Emirlikleri Türkiye’den, lazer güdümlü "Cirit" topçu sistemini satın aldı. Türk T-129 ise Güney Kore’deki bir ihalede Amerikalılarla yarıştı. Bu başarılara rağmen Ankara, dünya pazarında hâlâ bir cüce… Amerikalı devlerden (2011'de 66 milyar dolar), Rus devlerden (2012'de 15 milyar dolar) hatta Güney Kore gibi Asyalı "ejderhalardan" çok daha geride.

     Avrupalı bir sanayiciye göre "ordusuna sağladığı malzemelerin yüzde 50’sinden fazlası yerel üretim olsa dahi Türkiye, kendi kendine yetebilmekte oldukça geride ancak pazara girme yolunu buldu".

     Türkiye’nin en iyi şirketlerinden ikisi TUSAŞ ve ASELSAN, dünya savunma sanayisinde ilk yüzde yer alıyor.

     2013 ortalarında, sermayesinin yüzde 20'sini halka arz etme isteğinde olduğunu açıklayan, Avrupalı Airbus ve Amerikalı Lockheed Martin'in ortağı Türk havacılık şirketi TUSAŞ'ın Başkan Yardımcısı, "Kendi malzemelerimizi üretmekten gurur duyuyoruz. Ancak uluslararası ortaklarımız tarafından tanınmak (...) pazarda belirgin bir rol oynamak bizim için çok önemli." diyor.

     2016'da 2 milyar dolar ihracatla ve 2023'te askerî harcamalarda dünya sıralamasında 15. sıradan 10'uncu sıraya gelmeyi hedefleyen Türkiye çıtayı yükseltti.

     Analistler, Türkiye’nin bu başarıya ulaşma yönündeki şansının yüksek olduğu değerlendirmesinde bulunuyorlar. Frost&Sullivan'dan Philipp Reuter, Türkiye'nin Körfez ülkeleri ve Güneydoğu Asya’nın başlıca tedarikçisi olma potansiyeli olduğunu ileri sürüyor.

Münchner Merkur: Ziel: Türkiye'nin Dev Bir Potansiyeli Var

Yayın Organı : Münchner Merkur
Yayın Tarihi : 14 Mart 2013 
Kayıt Tarihi : 15 Mart 2013
Ülke  : Almanya 
Çıkış  : İstanbul
Çeviri Yeri : Ankara 
Çeviri Şekli : Geniş Özet
Detay  : Münih’te Yayımlanan Bölgesel Günlük Gazetenin İnternet Sayfası  

     --Bavyera Eyaleti Ekonomi Bakanı Martin Ziel, Türkiye ile İş birliğini Derinleştirmek İstiyor. Ziel, İstanbul Gezisi Sırasında Türkiye’de Dev Bir Potansiyel Olduğunu Belirtti--

     Ziel, perşembe günü İstanbul’da yaptığı bir konuşmasında enerji, çevre koruma tekniği, atık su işlemesi, geri dönüşüm ekonomisi, hava taşımacılığı ve altyapının geliştirilmesi konularında büyük fırsatların olduğunu belirtti. Yaklaşık 40 kişilik Bavyeralı şirket temsilcilerinden oluşan heyete öncülük eden Bakan, Türk tarafının da ülke ekonomi politikasını yatırım yanlısı hâle getirmek istediğinin altını çizdiğini söyledi.

     Dün sabah saatlerinde Ankara’da temaslarda bulunan Ziel, “Ülkede dev bir potansiyel var. Türkiye, dünya çapında dinamik bir gelişmeyle ekonomik büyüme hızında ilk sıralarda yer alıyor.” dedi. Ziel, deprem güvenliği konusunda fuar düzenleme gibi somut projeler hakkında görüşmeler yapıldığını bildirdi.

     Ziel “Ortakların birbirlerini bulduğu yerde genelde olumlu şeyler duyuyorum.” dedi. Türkiye’de de birçok orta ölçekli şirket olduğunu ve bunun Almanya’dakine benzer bir yapıya sahip olduğunu belirten Ziel, “Buradaki Alman girişimcilerden ülkede birçok bürokratik engellerle mücadele ettiklerini öğrendim.” dedi. Bu konu Ziel’in Ankara’daki temaslarında da gündeme geldi.

     Salı akşamı Türkiye’ye giden Ziel, Ankara ve İstanbul’da hükûmet üyeleri ve Türk ekonomisinden temsilcilerle bir araya geldi. Ziel başkanlığındaki heyet, cuma günü İzmir ziyaretinin ardından Almanya’ya dönecek.